Akademik yazarlık ve etik kuralları

Geçen yüzyılda, akademide bir yazarın tanımlanması oldukça kolaydı, çünkü çoğu makale, yürütülen araştırmadan sorumlu olan tek yazarlar tarafından yazılıyordu. Son 30 yılda, araştırmacılar ve enstitüler arasında disiplinler ve uzmanlıklar arasında işbirliğine yol açan ve makale başına yazar sayısında bir artışa yol açan gelişmeler yaşandı.

Farklı kapasitelerde birden fazla bireyin katılımı, doğal olarak, özellikle kariyer, etik ve bilimsel dürüstlük söz konusu olduğu için, yayınlanan araştırma için kime atıfta bulunulması ve sorumlu tutulması gerektiği sorusunu gündeme getirmektedir. Bu yazı da  bilimsel çalışmalarda yazarlıkla ilgili temel kavramları ana hatlarıyla açıklamak için kaleme alınmıştır.

Yazar kimdir?

Yazarlık konusunda kesin yönergelere duyulan ihtiyaç, alanlar arasında farklılıklar göstermektedir. Beşeri bilimlerin bazı dallarında, tek yazarlık hâlâ yaygın olduğundan yazarlık sorunları nadiren ortaya çıkar.Ortak çalışmaların ve işbirliklerinin görüldüğü bilimlerde ise kurallara daha fazla ihtiyaç vardır.

Geniş anlamda bir yazar, makalenin entelektüel içeriğine önemli katkılarda bulunmalı ve veriler ve sonuçlar da dahil olmak üzere tüm çalışmanın sorumluluğunu üstlenmeye istekli olmalıdır.

Katılımcı / garantör

Bir araştırma projesinin farklı yönlerine katkıda bulunan bir kişi ile, bir yazar arasındaki ayrım genellikle tam açık değildir. Bu sorunu çözmek için, dergiler yavaş yavaş yazarlık modelinden katılımcı modeline geçmektedir.

Birçok dergi artık çalışmada yer alan her bir kişinin çalışmaya ne gibi katkıları olduğunu açıklamaya teşvik ediyor veya bunu şart koşuyor. Bu açıklama genellikle yayınlanan makalede görünecek bir dipnot olarak yazdırıyor. Çok yazarlı makalelerde seyreltilmiş hesap verebilirliğe yanıt olarak gelişen bir başka kavram da garantörlüktür. Bir yazardan (genellikle kıdemli bir üye), tüm eserden sorumlu tutulacak olan makalenin garantörü olarak görev yapması istenir.

Yazarların sıralaması

Bir araştırmacının kariyeri için yayınlanan makale sayısı kadar önemli olan şey, yazarın adının nerede geçtiğidir. Bu nedenle azarların listeleme sırası, bazen bir çekişme kemiği olduğu ve acıya neden olabileceği düşünüldüğünde, özel bir sözü hak ediyor.

Sosyal ve tıp bilimlerle psikoloji gibi alanlarda, yazarlar genellikle ilk yazar makalenin ana yazarı olmak üzere, diğer yazarlar göreceli önem sırasına göre listelenir. Siyaset bilimi gibi bazı beşeri bilim dallarında eğilim, yazarları alfabetik olarak listelemektir. Bu sözleşme herhangi bir anlaşmazlığı önlemek için basit bir önlem gibi görünse de, kendi dezavantajlarına sahiptir. Okuyucular, en çok katkıda bulunanın kim olduğuna dair neredeyse hiç bilgi almazlar. Hatta ana yazarın adı alfabenin sonundaki bir harfle başlıyorsa, büyük olasılıkla göz ardı edilir veya kağıt başkaları tarafından alıntı yapıldığında "ve diğerleri" listesinde gizlenir bu da doğal olarak, yazar için hoş bir senaryo değildir. Henüz yazar isimlerinin sıralanması için kusursuz bir sistem olmadığından ve dergiler bu tür ihtilaflarda normalde hakemlik yapmadığından, fikir farklılıklarını en iyi nasıl çözeceklerine karar vermek yazarların sorumluluğundadır.

Yazarlık / yazar sırasına ne zaman karar verilmelidir?

Araştırma projesi başlatılmadan önce kimlerin yazar olarak adlandırılacağına ve hangi sırada olacağına karar vermek için en iyi zamandır. Projeye dahil olacak bireyler grubu, ideal olarak bu noktalar üzerinde, aralarında hemfikir olmalıdır. Proje sırasında katılım düzeyindeki herhangi bir değişiklik veya bazı üyelerin eklenmesi veya çıkarılması, dahil olan kişiler tarafından onaylanmalı ve yazarın yazısına yansıtılmalıdır. Bir makale gönderildikten sonra yazarların sıralamasının değiştirilmesi çok nadirdir ve böyle bir durum gerekirse dergiye açıklanmalıdır.

Etik olmayan yazarlık uygulamaları

Aşağıda açıklanan bazı şüpheli uygulamalar çoğu alanda hoş karşılanmaz.

Fahri yazarlık: Çalışmanın yürütüldüğü anabilim dalı başkanına, çalışmaya önemli bir katkı yapmadığı halde makalenin yazarı olarak adlandırılması. Bu uygulama, amirlere ve yaşlılara saygılı muamele gören kültürlerde daha yaygın olabilir ve onları yazı satırına dahil etmenin uygun olduğu düşünülmektedir.
Konuk yazarlık: Araştırmadaki rolü önemsiz olsa da, belirli bir kişiye (genellikle kıdemli, tanınmış bir araştırmacı) bir makalenin yayınlanma şansını artıracağı ümidiyle bir yazara isim vermek.
Hayalet yazarlık: Çalışmanın farklı kişilerce yapılarak katkısı olmayan başka birine verilmesi.

Yazarlar, bir makale için yalnızca krediyi değil, aynı zamanda bilimsel ve bazen de sosyal sorumluluğu paylaştığından, bilimsel bütünlüğü korumak her yazarın birincil sorumluluğudur. Hiçbir önemli katkısı olmayanlar, gereksiz kredi almaktan vazgeçmeli ve akademik çalışmaların gerektiği gibi kredilendirilmesini sağlamalıdır. Yazarlar, yazarlık sıralaması sorunları yaşadıklarında, gönderi için seçtikleri dergi tarafından sağlanan yazarlık yönergelerine başvurmalı, her türlü anlaşmazlığı dostane bir şekilde çözmelidir.

Son yıllarda artan para ile makale yazımı işlemlerinin denetlenmesi açısından dergilere önemli görevler düşmektedir. Kaynak Editage

Paylaş:

Benzer Makaleler

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir